Neden Kendimi Sürekli Eleştiriyorum? Kendine Karşı Daha Anlayışlı Olmak Mümkün mü?
Bazen insanın en ağır eleştirmeni yine kendisi olabilir.
Bir işi yaptığınızda “Daha iyisini yapmalıydım” dersiniz. Bir hata yaptığınızda günlerce onu düşünürsünüz. Birisi sizi eleştirdiğinde, söylediği şeyi uzun süre zihninizde tekrar edersiniz. Hatta çevrenizdeki insanlar sizi başarılı, çalışkan veya yeterli bulurken siz içinizden sürekli başka bir şey söylüyor olabilirsiniz:
“Yeterince iyi değilim.”
“Bunu da beceremedim.”
“Neden böyle davrandım?”
“Başkaları benden çok daha iyi.”
Kendini eleştirmek zaman zaman hepimizin yaptığı bir şeydir. Ancak bu durum sürekli hale geldiğinde kişinin özgüvenini, ilişkilerini ve günlük yaşamını etkileyebilir.
Peki insan neden kendine karşı bu kadar sert olur?
Kendini eleştirmek nereden gelir?
Kendini sürekli eleştirmenin tek bir nedeni yoktur. Çoğu zaman kişinin geçmiş deneyimleri, yetiştirilme biçimi, başarı anlayışı ve kendisiyle kurduğu ilişki birlikte rol oynar.
Örneğin çocukluk döneminde sık sık eleştirilen, yaptığı şeylerin yetersiz olduğu hissettirilen veya sevgiyi başarıyla ilişkilendiren bir kişi zamanla dışarıdan gelen eleştiriyi kendi iç sesine dönüştürebilir.
Bir süre sonra kimsenin bir şey söylemesine gerek kalmaz.
Kişi kendisini zaten kendisi eleştirmeye başlar.
“Daha iyisini yapabilirdim” düşüncesi neden bitmez?
Kendini geliştirmek ile kendini sürekli yetersiz görmek birbirinden farklıdır.
“Kendimi geliştirmek istiyorum” düşüncesi kişiye hareket alanı bırakır.
“Ben zaten yeterli değilim” düşüncesi ise kişinin kendisini olduğu haliyle kabul etmesini zorlaştırır.
Özellikle mükemmeliyetçi kişilerde bu ayrım daha belirgin olabilir. Yapılan iş ne kadar iyi olursa olsun zihinde hemen yeni bir eksik bulunabilir.
Bir proje başarıyla tamamlanır.
Ama kişi “Sunum daha iyi olabilirdi” der.
Bir sınavdan yüksek not alınır.
“Daha yüksek alabilirdim” düşüncesi gelir.
Bir ilişki güzel gider.
“Acaba karşı taraf beni gerçekten yeterli buluyor mu?” sorusu ortaya çıkar.
Böylece başarı bile rahatlama sağlamamaya başlar.
Kendini eleştirmek özgüveni nasıl etkiler?
Sürekli kendisini eleştiren kişi zamanla kendi değerlendirmelerine güvenmekte zorlanabilir.
Çünkü zihninde yaptığı hiçbir şey gerçekten yeterli değildir.
Bu durum yalnızca özgüveni düşürmekle kalmaz. Yeni şeyler denemeyi de zorlaştırabilir.
“Ya başarısız olursam?”
“Ya insanlar benim yetersiz olduğumu anlarsa?”
“Ya hata yaparsam?”
gibi düşünceler kişinin harekete geçmesini engelleyebilir.
Böylece kişi hata yapmaktan kaçındıkça kendisini daha fazla sınırlamaya başlayabilir.
Başkalarının düşüncelerini neden bu kadar önemsiyorum?
Kendini sürekli eleştiren kişiler bazen başkalarının değerlendirmelerine de fazlasıyla önem verebilir.
Birinin yüz ifadesi değişir ve hemen “Benden hoşlanmadı” diye düşünülür.
Bir mesaj geç cevaplanır ve “Kesin bir şey yaptım” düşüncesi ortaya çıkar.
İş yerinde küçük bir hata yapılır ve kişi herkesin artık onu başarısız gördüğüne inanabilir.
Burada çoğu zaman gerçek ile zihnin yaptığı yorum birbirinden ayrılmalıdır.
Bir insanın sizin hakkınızdaki düşüncesini kesin olarak bilmeniz mümkün değildir.
Ancak kişi kendisini sürekli eleştiriyorsa, belirsiz durumları bile kendi aleyhine yorumlamaya daha yatkın hale gelebilir.
Kendine karşı sert olmak gerçekten daha başarılı yapar mı?
Bazı insanlar kendilerini eleştirmenin onları çalışmaya ve başarılı olmaya ittiğini düşünür.
“Ben kendimi rahat bırakırsam tembelleşirim.”
“Üzerime gitmezsem gelişemem.”
Bu düşüncenin anlaşılır bir tarafı vardır. İnsan zaman zaman kendisini değerlendirmeli ve hatalarından öğrenmelidir.
Ancak değerlendirmek ile aşağılamak aynı şey değildir.
“Burada hata yaptım, bir dahaki sefere farklı davranabilirim.”
ile
“Ben zaten beceriksizim.”
aynı mesajı vermez.
İlk düşünce davranışa odaklanır.
İkincisi kişinin tamamını hedef alır.
Sağlıklı gelişim genellikle kişinin kendisini değersiz hissettirmesinden değil, yaptığı davranışları gerçekçi biçimde değerlendirebilmesinden geçer.
Kendimi eleştirmeyi nasıl azaltabilirim?
İlk adım, zihninizden geçen her düşünceyi gerçek kabul etmemektir.
Örneğin:
“Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.”
dediğinizde kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
Gerçekten hiçbir şeyi mi doğru yapamıyorum?
Bazen tek bir hatanın bütün kişiliğe yayıldığını fark edebilirsiniz.
Bir başka yöntem, kendinize konuşma biçiminizi değiştirmektir.
Aynı hatayı yapan sevdiğiniz bir arkadaşınız olsa ona ne söylerdiniz?
Muhtemelen:
“Olabilir, herkes hata yapar.”
“Bir dahaki sefere daha dikkatli olursun.”
“Bu hata senin değerini belirlemez.”
derdiniz.
Kendinize de benzer bir yaklaşım göstermek mümkündür.
Kendini kabul etmek, kendini geliştirmekten vazgeçmek değildir
Kendini kabul etmek bazen yanlış anlaşılır.
Kendini kabul etmek “Artık hiçbir şeyi değiştirmeyeceğim” demek değildir.
Tam tersine, kişi kendisini yalnızca eksikleri üzerinden değerlendirmediğinde değişim için daha sağlıklı bir zemin oluşabilir.
Çünkü sürekli kendisini yetersiz hisseden kişi çoğu zaman gelişmek için değil, kendisini cezalandırmak için çaba göstermeye başlayabilir.
Oysa amaç kendinize şunu söyleyebilmektir:
“Eksiklerim olabilir. Hatalarım olabilir. Ama bunlar benim bütün değerimi belirlemiyor.”
Bu bakış açısı zaman içinde kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştirebilir.
Kendimi sürekli eleştiriyorsam psikolojik destek gerekir mi?
Her insan zaman zaman kendisini eleştirebilir. Bunun tek başına bir psikolojik sorun olduğu anlamına gelmez.
Ancak kendinizi sürekli yetersiz hissediyor, yaptığınız hiçbir şeyi beğenmiyor, küçük hataları günlerce düşünüyor veya başkalarının düşünceleri nedeniyle yoğun kaygı yaşıyorsanız bu durum üzerinde çalışmak faydalı olabilir.
Özellikle bu düşünceler ilişkilerinizi, iş hayatınızı veya günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyorsa bir psikologla görüşmek, kişinin kendi düşünce ve davranış kalıplarını daha yakından anlamasına yardımcı olabilir.
Kendini eleştirmek bazen gelişimin bir parçası olabilir. Fakat sürekli kendisine yüklenen bir insan zamanla kendi değerini yalnızca başarıları ve hataları üzerinden değerlendirmeye başlayabilir.
Önemli olan hiç hata yapmamak veya kendimizle ilgili hiçbir eksik görmemek değildir.
Asıl önemli olan, kendimize karşı dürüst olurken aynı zamanda adil olabilmektir.
Çünkü insanın kendisini geliştirmesi ile kendisinden nefret etmesi arasında önemli bir fark vardır.
Ve çoğu zaman değişim, kendimize daha fazla yüklenmekle değil, kendimizi daha doğru anlamakla başlar.