Neden Başladığım İşleri Yarım Bırakıyorum? Psikolojik Nedenleri Nelerdir?
Yeni bir şeye başlarken çok hevesli oluyorsunuz ama bir süre sonra ilginizi kaybedip bırakıyor musunuz?
Bir kursa başlıyorsunuz, birkaç hafta sonra devam etmiyorsunuz. Spora büyük bir motivasyonla başlayıp kısa süre içinde bırakıyorsunuz. Yeni bir proje için heyecanlanıyor, hatta planlar yapıyorsunuz ama işin ortasında bir noktada enerjiniz düşüyor.
Sonra da kendinize kızıyorsunuz:
“Ben neden hiçbir şeyi sürdüremiyorum?”
“Yine yarım bıraktım.”
“Bende bir sorun mu var?”
Başladığı işleri tamamlamakta zorlanan kişiler bunu çoğu zaman tembellik veya iradesizlik olarak yorumlar. Oysa bir işi yarım bırakmanın arkasında her zaman motivasyon eksikliği bulunmaz.
Bazen beklentiler, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu veya kişinin kendisiyle kurduğu ilişki de bu döngünün içinde olabilir.
Yeni bir şeye başlamak neden daha kolaydır?
Bir işe başladığımızda henüz sonuçlarla karşılaşmayız.
Yeni bir spor programında henüz yorulmamışızdır.
Yeni bir projede henüz zorlanmamışızdır.
Yeni bir eğitimde henüz sıkıcı bölümlere gelmemişizdir.
Bu nedenle başlangıç aşamasında heyecan daha yüksek olabilir.
Ayrıca zihnimizde geleceğe ilişkin olumlu bir tablo oluştururuz. “Bunu yaparsam hayatım değişecek” düşüncesi motivasyon sağlayabilir.
Fakat zaman geçtikçe işin gerçek kısmı ortaya çıkar.
Tekrar etmek, beklemek, hata yapmak, sıkılmak ve planımıza sadık kalmak gerekir.
İşte bazı insanlar için asıl zorluk bu noktada başlar.
Mükemmeliyetçilik işleri yarım bırakmaya neden olabilir mi?
Evet, bazı kişilerde mükemmeliyetçilik önemli bir rol oynayabilir.
Bir işe başlarken zihinde çok yüksek bir standart belirlenir:
“Bunu kusursuz yapacağım.”
İlk aşamalarda her şey yolunda gider. Fakat kişi istediği seviyeye ulaşamadığını düşündüğünde hayal kırıklığı yaşayabilir.
“Zaten düşündüğüm kadar iyi gitmiyor.”
“Bunu beceremeyeceğim.”
“Bu kadar uğraşıp kötü bir sonuç elde edeceksem hiç yapmayayım.”
gibi düşünceler ortaya çıkabilir.
Böylece kişi işi tamamlamadığı için başarısız olmaktan kaçınmış olur.
Çünkü bazı durumlarda bitirmemek, kişinin gözünde başarısız bir sonuçla yüzleşmekten daha kolay olabilir.
Başarısızlık korkusu bazen fark edilmeden çalışır
Bir şeyi tamamlamak, sonucuyla yüzleşmek anlamına gelir.
Bitirdiğinizde artık ortaya koyduğunuz şey değerlendirilebilir.
Bu nedenle başarısızlık korkusu yaşayan bazı kişiler farkında olmadan işi yarım bırakabilir.
Örneğin bir proje tamamlanmadığında kişi:
“Daha bitirmedim.”
diyebilir.
Ama tamamlandığında:
“Ortaya koyduğum şey bu ve insanlar bunu değerlendirecek.”
gerçeğiyle karşılaşır.
Bu durum özellikle kişinin geçmişte yoğun eleştiri yaşadığı veya başarıyı kendi değeriyle ilişkilendirdiği durumlarda daha belirgin hale gelebilir.
Motivasyonun sürekli yüksek kalması mümkün mü?
Hayır.
Belki de en önemli noktalardan biri budur.
İnsanların her gün aynı motivasyonla hareket etmesi gerçekçi değildir.
Bir işe yalnızca motivasyon varken devam etmeye çalışmak, motivasyon düştüğünde işi bırakmayı kolaylaştırır.
Örneğin spora başladığınızda ilk hafta çok istekli olabilirsiniz.
Ancak birkaç hafta sonra hava kötü olabilir, iş yoğunlaşabilir veya canınız spor yapmak istemeyebilir.
Eğer sisteminiz yalnızca motivasyona dayanıyorsa devam etmek zorlaşır.
Bu nedenle uzun vadeli hedeflerde yalnızca “İçimden geliyor mu?” sorusuna göre hareket etmek yerine alışkanlık ve düzen oluşturmak daha işlevsel olabilir.
Çok fazla şeyle aynı anda ilgilenmek de etkili olabilir
Bazı insanlar sürekli yeni hedefler belirler.
Yeni bir dil öğrenmek…
Spora başlamak…
Kitap okumak…
Yeni bir iş kurmak…
Bir eğitim almak…
Bir hobi edinmek…
Her biri tek başına mantıklı olabilir.
Ancak hepsini aynı anda sürdürmeye çalışmak zihinsel olarak yorucu hale gelebilir.
Bir süre sonra kişi hiçbirine yeterince zaman ayıramadığını hisseder ve bazılarını bırakır.
Burada sorun kişinin hiçbir şeyi yapamaması değil, aynı anda taşıyabileceğinden daha fazla yük üstlenmiş olması olabilir.
“Ya hep ya hiç” düşüncesi işleri yarım bırakabilir
Bazı kişiler için küçük bir aksama bütün planın bozulduğu anlamına gelir.
Örneğin:
“Bu hafta üç gün spor yapacaktım ama yalnızca bir gün gittim. Artık program bozuldu.”
“Bugün çalışamadım, o zaman bu projeyi haftaya baştan yaparım.”
“Diyete bir öğünde uymadım, artık tamamen bıraktım.”
Bu düşünce biçiminde küçük bir hata, bütün sürecin başarısızlığı gibi görülür.
Oysa sürdürülebilirlik çoğu zaman hiç aksatmamak değil, aksadıktan sonra devam edebilmektir.
Bir gün kaçırmak sürecin bittiği anlamına gelmez.
Yarım bırakmak her zaman kötü bir şey midir?
Hayır.
Bu ayrımı yapmak önemlidir.
Bazen bir işi bırakmak sağlıklı bir karar olabilir.
Bir hedef artık sizin için anlamlı olmayabilir.
Başladığınız bir eğitim beklentinizi karşılamayabilir.
Bir proje ekonomik veya kişisel açıdan mantıklı olmaktan çıkabilir.
Her başladığımız şeyi ne pahasına olursa olsun bitirmek zorunda değiliz.
Burada önemli olan şu soruyu sorabilmektir:
“Bunu gerçekten artık istemediğim için mi bırakıyorum, yoksa zorlaştığı için mi?”
Bu iki durum birbirinden oldukça farklıdır.
Başladığım işleri tamamlamak için ne yapabilirim?
Öncelikle büyük hedefi küçültmek işe yarayabilir.
“Her gün iki saat çalışacağım” yerine “Bugün 20 dakika çalışacağım” demek daha uygulanabilir olabilir.
Ayrıca hedefin sonucundan çok bir sonraki adıma odaklanabilirsiniz.
“Bu projeyi bitirmeliyim.”
yerine:
“Bugün şu bölümü tamamlayacağım.”
demek zihinsel yükü azaltabilir.
Bir başka önemli nokta da başlangıçta kendinizden çok fazla şey beklememektir.
İlk haftada mükemmel performans göstermek zorunda değilsiniz.
Bir işi sürdürebilmek için bazen yüksek motivasyondan çok makul bir tempo gerekir.
Kendinize “Ben tembelim” demeden önce durun
Başladığınız işleri yarım bırakıyorsanız kendinize hemen “tembelim” demek sorunu anlamanıza yardımcı olmayabilir.
Bunun yerine biraz daha yakından bakabilirsiniz.
Her şeyi mi yarım bırakıyorum?
Yoksa yalnızca zorlandığım işleri mi?
Ne zaman bırakıyorum?
İş sıkıcı hale geldiğinde mi?
Başarısız olacağımı düşündüğümde mi?
Eleştirileceğimi düşündüğümde mi?
Yeni bir şey bulduğumda eskisinden hemen uzaklaşıyor muyum?
Bu sorular, davranışın arkasındaki örüntüyü fark etmenize yardımcı olabilir.
Ne zaman psikolojik destek düşünülebilir?
Başladığınız işleri yarım bırakmak tek başına bir psikolojik sorun olduğu anlamına gelmez.
Ancak bu durum hayatınızın birçok alanında tekrar ediyor, hedeflerinize ulaşmanızı ciddi biçimde engelliyor veya beraberinde yoğun suçluluk, değersizlik, kaygı ya da başarısızlık korkusu getiriyorsa profesyonel destek faydalı olabilir.
Özellikle aynı döngünün iş, eğitim, ilişkiler ve kişisel hedeflerde sürekli tekrar ettiğini fark ediyorsanız, bunun altında yatan düşünce ve davranış kalıplarını anlamak önemli olabilir.
Başladığı işleri yarım bırakmak her zaman tembellik veya iradesizlik anlamına gelmez.
Bazen kişi hedefini fazla büyütmüş olabilir. Bazen mükemmeliyetçilik devreye girebilir. Bazen başarısızlık korkusu, motivasyon kaybı veya aynı anda çok fazla şey yapmaya çalışma süreci zorlaştırabilir.
Önemli olan her başladığınız işi mutlaka bitirmek değil, neden başladığınızı ve neden bıraktığınızı anlayabilmektir.
Çünkü bazen gerçekten bırakılması gereken bir şeyi bırakırız.
Bazen de yalnızca zorlaştığı için bırakmak isteriz.
Bu ikisini ayırt etmeye başladığımızda kendimize “Ben neden hiçbir şeyi tamamlayamıyorum?” diye kızmak yerine, “Benim için devam etmeyi zorlaştıran şey ne?” diye sormaya başlayabiliriz.
Ve çoğu zaman asıl değişim de bu soruyla başlar.