Bir İlişkide Güven ve Arzu Birlikte Nasıl Korunur?
Bir ilişkide güven ve arzu çoğu zaman birbirinden ayrı gibi düşünülür. Oysa aslında bu ikisi çoğu zaman yan yana yürür. Kendini güvende hissetmediğin bir yerde arzu kolay kolay büyümez. Aynı şekilde, içinde istek olan ama güvenin zedelendiği bir ilişkide de yakınlık zamanla zorlaşabilir.
Birçok çift bir noktada şunu fark eder:
“Biz birbirimizi seviyoruz ama o eski çekim ve rahatlık kalmadı.”
Bu his oldukça yaygındır ve çoğu zaman ilişkinin bitmesi gerektiğini değil, yeniden özen istendiğini gösterir.
Güven neden bu kadar önemli?
Güven, ilişkide sadece sadakat anlamına gelmez. Aynı zamanda şunları da içerir:
- yargılanmadan konuşabilmek,
- duyguların küçümsenmemesi,
- sınırların korunması,
- anlaşılma hissi,
- partnerin yanında rahatlayabilmek.
Kısacası güven varsa beden de biraz gevşer. Çünkü insan, tehdit hissetmediği yerde daha açık olur.
Arzu neden güvenle bağlantılıdır?
Cinsel arzu çoğu zaman yalnızca fiziksel bir dürtü değildir. Duygusal alanla da yakından ilgilidir.
Bir insan kendini:
- baskı altında,
- eleştirilmiş,
- kıyaslanmış,
- kontrol edilmiş
hissediyorsa, o anda arzu da geri çekilebilir.
Çünkü arzu, biraz da rahatlık ister. İçinde huzur olmayan bir zihin, bedeni de sıkıştırabilir.
Güven neden azalır?
İlişkilerde güven bazen büyük bir olayla değil, küçük ama tekrar eden şeylerle zedelenir.
Mesela:
- sözlerin sık sık tutulmaması,
- küçük yalanlar,
- duyguların önemsenmemesi,
- eleştirel dil,
- ilgisizlik,
- sürekli savunma hali.
Bunlar tek başına dev bir kriz yaratmayabilir. Ama zamanla aradaki sıcaklığı azaltır.
Güven varken arzu nasıl canlı kalır?
Arzu, ilişkide sadece heyecanla değil, aynı zamanda güvenle de beslenir. İki taraf da birbirinin yanında rahat hissediyorsa yakınlık daha doğal gelir.
Bunun için:
- açık konuşmak,
- birbirini dinlemek,
- küçük takdir cümleleri kurmak,
- temasın sadece cinsellik anlamına gelmediğini hatırlamak,
- baskı yerine merakla yaklaşmak
çok işe yarar.
Güven ile arzu arasındaki denge nasıl korunur?
1. Partnerinizi sorgulamak yerine anlamaya çalışın
Her uzaklaşmayı kişisel almak ilişkiyi yorar. Bazen kişinin kendi iç yükleri vardır.
2. Duyguları biriktirmeyin
Söylenmeyen kırgınlıklar, çoğu zaman cinsel soğukluk olarak geri döner. Küçük meseleleri konuşmak büyük kopuşları önleyebilir.
3. Cinselliği görev gibi görmeyin
“Olması gereken” duygusu, arzuya baskı kurar. Cinsellik bir zorunluluk değil, ortak bir yakınlık alanı olmalı.
4. Fiziksel teması günlük hayatın içine yayın
Sarılmak, el ele tutuşmak, başını omzuna yaslamak… Bunlar güveni de arzuyu da besler.
5. Birbirinize alan tanıyın
Sürekli kontrol edilen ilişkilerde güven de arzu da yorulabilir. Biraz özgür alan, yakınlığı bazen azaltmaz; aksine güçlendirir.
Ne zaman destek almak gerekir?
Eğer:
- sürekli güvensizlik hissi varsa,
- yakınlık kurmak zorlaşıyorsa,
- cinsel istek belirgin şekilde azaldıysa,
- aynı konular tekrar tekrar tartışma yaratıyorsa
bir çift terapisti ya da cinsel terapi desteği ilişkiye iyi gelebilir.
Bir ilişkide güven ve arzu aslında birbirini besleyen iki şeydir. Biri zedelendiğinde diğeri de etkilenebilir. Ama iyi haber şu: Bu denge çoğu zaman yeniden kurulabilir. Biraz daha dürüstlük, biraz daha yumuşak iletişim ve biraz daha sabırla ilişki yeniden nefes alabilir.